Loading
Günümüzde gerek yüksek enflasyon ortamı gerekse Türk Borçlar Kanunu’ndaki son dönem değişikleriyle birlikte kiracı – kiraya veren arasındaki uyuşmazlık sayısı bir hayli artmıştır. Özellikle bu ikili ilişkide daha zayıf durumdaki kiracılar, sık sık mağdur konumuna düşebilmektedirler. Bu durumda hakkını kanun önünde aramak isteyen kiracıların aklına, fahiş kira artışlarını nereye şikayet edebileceği sorusu gelmektedir.
Fahiş kira artışından rahatsız ve hakkını kanun önünde aramak isteyen vatandaşlarımız Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) nezdinde başvuruda bulunabilir ve Hukuk Mahkemelerinde dava açma yoluna gidebilir.
Ancak kiracı – kiraya veren uyuşmazlıkları gerek teorik gerekse pratik açıdan karmaşık ve teknik bir konudur. Bu sebepten ötürü; biz ARTAN HUKUK BÜROSU olarak, alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Türk borçlar Kanunu’nun geçici 2. Maddesine göre kira bedelinde %25’ten fazla artış yapmak yasaktır. Kanun bu konu hakkında emredici bir hüküm getirmiştir. Bu sebepten dolayı, kanun emredici hükmüne aykırı yapılan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Bu husus Türk Borçlar Kanunu’nun 27. Maddesinde düzenlenmiş olup ilgili kanun maddesi şu şekildedir:
II. Kesin hükümsüzlük MADDE 27 –
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
Bu sebepten ötürü; kiraya %25’ten fazla zam yapılması durumunda kiracı, alanında uzman bir avukattan hukuki destek alarak kanun yollarına başvurmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca kira artış oranı %25’ten fazla olamaz. Ev sahibi kanunun emredici hükümlerine aykırı olacak şekilde %25’ten fazla zam yapacak olursa, kiracı kanundan doğan haklarını kullanabilir ve konuyu yargıya taşıyabilir.
Ancak yargılamanın yapılacağı yer, başvurulacak kanuni mercii neresidir? Bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. Maddesinde düzenlenmiş olup ilgili kanun maddesi şu şekildedir:
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi
MADDE 4-
(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.